Yapay Zeka Asistanları ve Toplumsal Cinsiyet Önyargısı: Sorunlar ve Çözüm Yolları
2024 yılında, dünyadaki yapay zeka (AI) sesli asistanlarının sayısı 8 milyarı aşarak gezegen üzerindeki her bireye bir asistan denk geldi. Bu asistanlar genellikle nazik ve yardımcı olmakla birlikte, çoğunlukla kadın cinsiyetine atfedilen isimlerle tanıtılıyor. Örneğin, Apple’ın sesli asistanı “Siri” ismi, İskandinav kökenli olduğu için “zaferle yol gösteren güzel kadın” anlamını taşır.
Buna karşılık, 2015 yılında doktorların tıbbi verileri işlemesine yardımcı olmak üzere IBM tarafından geliştirilen Watson için genellikle erkek sesi kullanılmıştır. Bu durum, toplumsal olarak kadının hizmet eden, erkeğin ise yönlendiren rollerde olduğu görüşünü pekiştirerek mevcut önyargıları güçlendiriyor.
Araştırmalar, yapay zeka asistanlarına yönelik insan-makine etkileşimlerinin zarar verici bir boyutta olduğunu ortaya koyuyor. 2025’teki bir araştırmada, insan-makine etkileşimlerinin yüzde 50’sinin sözlü taciz içerdiği bulgulandı. Başka bir 2020 araştırması ise bu oranın yüzde 10 ila 44 arasında olduğunu, konuşmaların sıkça cinsiyetçi ifadeler içerdiğini ortaya koydu.
Yine de sektörde sistemik bir değişiklik yapılmıyor ve birçok geliştirici hâlâ bu tür sözlü tacizlere önceden kodlanmış yanıtlarla karşılık veriyor. Bu, dijital ortamlarda tacizi normalleştiriyor ve bu davranışların sosyal ilişkilerde de ortaya çıkabileceği yönünde endişeleri artırıyor.
Yapay zeka kullanımındaki toplumsal cinsiyet önyargısı sorununu çözmeye yönelik düzenlemeler sınırlı kalıyor. Mevcut mevzuat, genellikle cinsiyet önyargısı konularını ele almıyor ve bu nedenle cinsiyet sıfatlandırmalarının veya taciz davranışlarının engellenmesinde yetersiz kalıyor. Avrupa Birliği’nin AI Yasası, yüksek riskli kullanımlar için risk değerlendirmesi gerektiriyor ancak cinsiyet stereotiplemelerine yönelik belirli bir düzenleme yok. Kanada ise hükümet sistemleri için toplumsal cinsiyet etki değerlendirmesi zorunluluğu getirirken, özel sektör bu kapsam dışı kalıyor.
Sorun, sadece Siri veya Alexa değil, sistemik bir problemdir. Dünya genelinde AI profesyonellerinin sadece yüzde 22’sinin kadın olması, teknolojilerin dar perspektiflerle tasarlanmasına yol açıyor. Kadınların tasarım masalarındaki eksikliği, toplumsal cinsiyet önyargılarını derinleştiriyor.
Toplumsal cinsiyet önyargılarının yüksek riskli olarak kabul edilmesi ve şirketlerin bu tür zararları en aza indirdiklerini göstermeleri gereklidir. Sadece düzenleme değil, aynı zamanda eğitim de önemlidir; teknolojide cinsiyet temelli varsayımların etkilerini anlamak için bu gereklidir. Yapay zeka asistanları, insan seçimlerinin ürünüdür ve bu seçimler, kadınların hizmetkar, itaatkar ya da sessiz olarak gösterildiği bir dünyayı sürdürmektedir.
Kaynak: The Conversation



