Arkeolojik araştırmalarda köpek eti tüketiminin Traklar dönemine özgü bir gelenek olmadığını gösteren bulgulara ulaşıldı. Araştırmayı yürüten Zooarkeolog Stella Nikolova, çalışmalarında hayvancılığın zengin olduğu bölgelerde köpek etinin daha çok ritüeller ve toplu şölenlerle ilişkilendirildiğini ifade ediyor.
10 farklı arkeolojik alanda incelenen köpek kemikleri, o dönem köpeklerinin bugünkü Alman Çoban köpeklerine benzer boyutlarda olduğunu gösteriyor. Ancak kemikler üzerinde tespit edilen metal alet izleri, bu hayvanların evcil hayvan olarak değil de farklı amaçlarla kullanıldığının göstergesi. Özellikle arka bacak ve kaburga kemiklerinde bulunan profesyonel kesik izleri, kasaplık işlemlerinin varlığına dair net kanıtlar sunmaktadır. Alt çenelerdeki yanık izleri ise tüketim öncesi kılların ateşle temizlendiğini ortaya koyuyor.
Emporion Pistiros ticaret merkezinde bulunan 80 bin kemik arasında %2’lik oranın köpeklere ait olması, bu hayvanların %20’sinin kasaplık işlem gördüğünü gösteriyor. Bu durum, köpek eti yemenin sadece Traklara ait bir olgu olmadığını, bölgede yaygın bir gelenek olduğunu destekleyen bir kanıt olarak öne çıkıyor. Yunan ve Roma kaynakları tarafından “uygar olmayan” olarak tanımlanan Trakların bu pratiği, MÖ 1. binyılda Kuzeydoğu Akdeniz genelinde kabul görmüş kültürel bir uygulama olarak değerlendiriliyor.
Nikolova, köpek eti tüketiminin Demir Çağı’nda daha yaygın olduğunu, ancak zamanla bu alışkanlığın değiştiğini kaydediyor. Erken dönemlerde çöpler içinde yer alan köpek kemiklerinin yerini, zaman içinde bütünlüğü bozulmadan gömülen köpek iskeletlerine bıraktığı belirtiliyor. Bu da toplumsal algının ve kültürel uygulamaların tarihte nasıl değişiklik gösterdiğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: Live Science. 24 Ocak 2026. Nikolova, S. (2025). Dog Meat in Late Iron Age Bulgaria: Necessity, Delicacy, or Part of a Wider Intercultural Tradition?. International Journal of Osteoarchaeology.



