Trump Olsa da Olmasa da Temiz Enerji Yükselişte

Küresel ölçekte yenilenebilir enerji kaynaklarının önemi hızla artıyor. Geçtiğimiz yıl dünya genelinde güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi %109 artış gösterdi ve kömürün yerini alarak önde gelen enerji tedarikçisi haline geldi. Bu artış, Çin, Hindistan, Brezilya, Vietnam, Avrupa Birliği, Kenya ve Mozambik gibi ülkelerin öncülüğünde gerçekleşti. Afrika kıtası ise enerji ihtiyacını fosil yakıtları baypas ederek yenilenebilir enerjilerle sağlamak adına dev adımlar atıyor.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre, yeni temiz enerji yatırımları, 2024 sonunda 2,2 trilyon dolara ulaştı ve yeni fosil yakıt projelerine yapılan yatırımların iki katına çıktı. ABD’de bile yenilenebilir enerji, 2025 Mart ayında ülke genelinde elektrik üretiminin yarısından fazlasını sağladı. Bu, fosil yakıtların ABD’de toplam enerji üretiminde ilk kez azınlıkta kalması anlamına geliyor.

Yenilenebilir enerji teknolojilerinin maliyetlerindeki düşüş de bu dönüşümde anahtar rol oynuyor. 2010-2020 yılları arasında büyük ölçekli güneş enerjisi üretiminin maliyeti %85 oranında düştü. Rüzgar ve güneş enerjisi, doğal gaz ve kömürden daha ucuz hale geldi. Batarya depolama sistemleriyle birleştiğinde, güneş enerjisi elektriği kilovat-saat başına sadece beş ila 13 sent maliyetiyle üretebilir.

Bununla birlikte, ABD yönetiminin yeni güneş ve rüzgar projeleri için izinleri azaltması ve federal vergi teşviklerini sonlandırması gibi politik engeller, yenilenebilir enerji kaynaklarının genişlemesini yavaşlatabilir. Ancak güneş ve rüzgar enerjisi halen ekonomik olarak cazip durumda ve dünyanın dört bir yanında hızla büyümeye devam ediyor.

Kaynak: Yale Climate Connections

Related Articles

Latest Articles