Bilim insanları, Rönesans dönemi dahisi Leonardo da Vinci’nin DNA’sının izlerini ortaya çıkarmak için önemli bir adım atmış olduklarını iddia ediyor. ABD’deki J. Craig Venter Enstitüsü’nde yürütülen çalışmada, Leonardo’ya atfedilen bazı eserlerin üzerinde erkek DNA’sı izleri tespit edildi. Ancak uzmanlar, bu bulguların henüz kesin bir kanıt teşkil etmediğine dair uyarıda bulunuyor.
Çalışmanın bulguları henüz hakem değerlendirilmesinden geçmezken, bioRxiv adlı makale arşivinde yayımlandı. Leonardo’nun genetik geçmişine ulaşmanın zorlukları, Fransız Devrimi’nde mezarının tahrip edilmesi ve doğrulanmamış akraba kalıntıları nedeniyle bir kez daha gündeme oturdu. Ünlü sanatçının bilinen bir çocuğu olmaması, DNA izini elde etmeyi neredeyse imkânsız kılıyor.
Buna rağmen, Maryland Üniversitesi’nden moleküler genetik uzmanı Norberto Gonzalez-Juarbe liderliğindeki ekip, çeşitli sanat eserlerinden ve objelerden örnekler toplayarak analiz etti. Bu analizlerde, Leonardo’nun yaşam dönemi ve mekanıyla örtüşen toprak ve bitki izlerinin yanı sıra, Toskana kökenli olduğu tahmin edilen bir erkek DNA’sı bulundu. Araştırma ekibi, bu DNA izinin Leonardo’ya ait olabileceğini düşünüyor.
Valencia Üniversitesi’nden Manuel Porcar Miralles, elde edilen bulguları “çarpıcı” olarak nitelendirirken, çalışmanın teknik açıdan sağlam bir yapıya sahip olduğunu belirtiyor. Wisconsin-Madison Üniversitesi’den John Hawks da bulguları önemseyerek, Leonardo ile ilişkili eserlerde ortak bir DNA deseni bulunursa bunun Leonardo’nun genetiği olabileceğine yönelik bir güven sağlayabileceğine işaret ediyor. Ancak Hawks, yüzyıllar boyunca eserlerin birçok kişiyle temas ettiğini hatırlatarak, bu durumun araştırmanın güvenilirliğini tehdit edebileceğinin altını çiziyor.
Kaynak: Science.org



