AİHM 2025 Raporu: Türkiye Başvuru Sayısında Zirvede

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 2025 yılına dair verileri açıkladı ve bu verilere göre Türkiye, hakkında en fazla dava başvurusu yapılan ülke olarak öne çıktı. Geçtiğimiz yıl AİHM’e 53.464 şikayet yapılırken, bunların 18.464’ü Türkiye kaynaklıydı. Türkiye, Avrupa Konseyi üyesi ülkeler arasında en fazla başvuru yapılan ülke olurken, başvuruların sayısında bir azalma eğilimi gözleniyor.

2025 yılında Türkiye’den gelen başvuru sayısında, önceki yıllara kıyasla yüzde 15’lik bir düşüş kaydedildi. 2023 yılında 23.397 olan bu sayı, 2024 yılında 21.613’e düşmüştü. Avrupa genelinde de benzer bir azalma eğilimi görüldü; zira 2024 yılında toplam başvuru sayısı 60.350 olarak kaydedilirken, bu sayı 2025’te düştü. Türkiye’nin ardından en fazla başvuru yapılan diğer ülkeler arasında, 7.187 başvuruyla Rusya ve 4.044 başvuruyla Ukrayna yer aldı.

Türkiye aleyhindeki başvuruların büyük bir kısmı, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sonrası uygulanan tedbirlerden kaynaklanıyor. Özellikle darbe girişimi sonrası meslekten ihraçlar gibi konular, başvuruların yoğunluğunu oluşturuyor. AİHM kayıtlarına giren darbe girişimiyle ilgili başvurularda, Türkiye’ye yönelik sayının 20 bine yakın olduğu süreçte, mahkeme iç hukuk yollarının henüz tüketilmediği gerekçesiyle birçok başvuruyu reddetti.

2025 yılında AİHM, Türkiye ile ilgili 74 karar açıkladı ve bunların 66’sında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ihlal edildiği tespit edildi. İhlaller arasında adil yargılanma hakkı en çok dikkat çeken konu oldu. 33 ihlalde bu hakkın ihlal edildiği belirlendi, bu sayıyı AİHS’nin özgürlük ve güvenlik hakkı ile ilgili ihlaller takip etti.

Öte yandan Osman Kavala davası gibi, Türkiye’de dikkatle izlenen bazı davalar, AİHM’in temyiz organı olarak çalışan Büyük Daire’nin gündemine taşındı. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında AİHM kararlarının bağlayıcı niteliği, Türkiye’nin sözleşmeye taraf olması nedeniyle büyük önem taşıyor. AİHM kararlarının uygulanması, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi gözetiminde yürütülmekte olup, Türkiye’nin bu kararlara uyum oranı genel olarak yüksek seyretmekte, ancak bazı kritik davalarda bu oran düşebilmektedir.

Related Articles

Latest Articles