8.4 C
Ankara
Pazartesi, Şubat 9, 2026
spot_img

İranda Göstericiler: Her Birimiz Katledilen Birini Tanıyoruz

İran’da ekonomik zorluklarla başlayan protestolar, hükümetin sert müdahalesiyle kısa sürede ülke tarihinin en ölümcül ayaklanmalarından birine dönüştü. 28 Aralık’ta Tahran’da başlayan bu toplumsal olaylar, hükümet karşıtı politik taleplerle hızla büyüdü. İnsan hakları örgütleri, şu ana kadar 6 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini ve protestoların etkisinin ülke genelinde yoğun bir şekilde hissedildiğini belirtiyor.

Tahran’da yaşayan 29 yaşındaki Perisa, protestolar sırasında tanıdığı en az 13 kişinin güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu yaşamını yitirdiğini aktardı. Perisa, daha önceki protestolarda ölüm olaylarına tanık olmadığını fakat son eylemlerde yaşananların, geçmişte gördüklerinden çok daha vahim olduğunu ifade etti.

Protestoların yayılması, hükümetin sert önlemlerini artırdı. 8 Ocak’ta, ülke genelindeki gösterilerde güvenlik güçleri gerçek mermilerle müdahale etti. Tahran’da gösterilere katılan Mehdi, güvenlik güçlerinin bu denli geniş çapta şiddet uyguladığına ilk kez tanık olduğunu ve daha önce protestolara bu kadar yoğun katılımın gerçekleşmediğini söyledi.

İnsan hakları kuruluşları, İran’daki iletişim kesintilerinin olayların doğru aktarılmasını zorlaştırdığını vurgularken, yetkililerin öldürülen protestocuların cesetlerini ailelerine teslim etmediği yönündeki iddialar da arttı. Bazı ailelerin, sevdiklerinin cesetlerini alabilmek için para ödemeleri veya ölümlerin resmi kayıtlarda hükümet yanlısı olarak gösterilmesini kabul etmeleri gerektiği öne sürüldü.

Bu gelişmeler karşısında uluslararası topluluk, İran’daki hak ihlallerini ve devlet şiddetini kınayan açıklamalarda bulunuyor. Ancak İran hükümeti, protestoları dış güçlerin kışkırttığı iddiasını sürdürerek güvenlik önlemlerini sıkılaştırmaya devam ediyor.

Related Articles

Latest Articles