İstanbul’un zengin tarihî dokusunun gizli kalmış hazinelerinden biri olan Çatalca Surları, 5. yüzyılın sonlarında Doğu Roma İmparatoru I. Anastasios tarafından inşa edilen ve şehri batıdan gelen tehditlere karşı koruyan stratejik bir savunma hattıydı. Bugün pek az kişinin üzerine düşünüp konuştuğu bu surlar, İstanbul’un dış savunma hattının ilk kalkanı olarak tarihteki yerini almıştır.
Karadeniz’in hırçın sularından Marmara Denizi’nin dinginliğine uzanan bu anıtsal surlar, Anastasios Surları olarak da bilinmektedir. Çatalca’nın çeşitli bölgelerinde görülen ve çocukluktan beri birçok insanın dikkatini çeken bu dev taş yığınları, köylüler tarafından “Koca Duvar” olarak adlandırıldı ve zamanla defineci istilasına uğradı. Ancak bu yapılar, aslında İstanbul’un o dönemki stratejik savunma hattının ayrılmaz bir parçasıydı.
Çoğu kişinin daha aşina olduğu Tarihi Yarımada’daki Theodosius Surları kadar önemli olan ve onlardan bir asır kadar önce inşa edilen Anastasios Surları, o dönemde Avrupa’da tehdit oluşturan Hunlar, Bulgarlar ve sonrasında Slavların baskısına karşı geliştirilen bir savunma stratejisinin ürünüydü. İmparator Anastasios, düşmanların şehre ulaşmadan uzakta durdurulması gerektiğini düşünerek Karadeniz’den Marmara’ya kadar uzanan ve yaklaşık 56 kilometreyi bulan bu devasa savunma hattını planladı.
Bu surlar, 3,5 metre kalınlığa ve 5-6 metre yüksekliğe ulaşan yapıları, içerisinde barındırdığı kuleler, kapılar, hendekler ve askerî yollar ile bir savunma kompleksi teşkil ediyordu. Askerlerin görevlerini sürdürebilmesi için kışlalar ve ordugâhlar yapılmış, Karacaköy civarına geniş bir kamp alanı kurulmuştu.
Kaynak: Yedikıta



