Deprem uzmanı Prof. Dr. Okan Tüysüz, Marmara Bölgesi’nde geçmişte önemli depremlerin meydana geldiğini ve gelecekte de benzer depremlerin yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Tüysüz, özellikle 7 üzeri büyüklükte bir depremin olasılığının yüksek olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Tüysüz, Edirne’de düzenlenen “Türkiye ve Edirne Depremselliği” adlı konferansta, Türkiye’nin aktif bir deprem kuşağında yer aldığını hatırlattı. Marmara Bölgesi’nde yaşanan depremlerin, Osmanlı, Bizans ve Roma dönemlerine ait tarihi belgelere de yansıdığını dile getiren Tüysüz, ‘Geçmişte olmuş mu? Evet, olmuş. Gelecekte olur mu? Kesinlikle olacak.’ sözleriyle bölgedeki deprem riskine dikkat çekti.
Tarihi süreçte İstanbul’da hissedilen depremlerin kayıtları incelendiğinde, Bizans döneminde 49, Osmanlı döneminde ise 52 depremin kayıtlara geçtiğini ve bu depremlerin çeşitli seviyelerde hasar yarattığını ifade eden Tüysüz, bilimsel verilerin bu beklentiyi desteklediğini, ancak bazı çevrelerin deprem olmayacağı yönündeki görüşlerini bilimsel verilere dayandıramadıklarını vurguladı.
Özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın Ganos segmenti üzerinde yoğunlaşan mevcut depremlerin, Marmara Bölgesi için ciddi bir deprem beklentisine işaret ettiğini belirten Tüysüz, 1509 ve 1766 yıllarında bu bölgede büyük depremler yaşandığını anımsatarak, gelecekte de benzer büyüklükteki depremlerin meydana gelmesinin muhtemel olduğunu ifade etti.
Deprem risklerine karşı tedbirlerin arttırılması gerektiğini belirten Tüysüz, ülke genelinde 24 il, 101 ilçe ve 550 köyün merkezi fay hatları üzerinde bulunduğunu söyledi. Olası bir Marmara depreminden Edirne’nin güney kesimlerinin de etkilenebileceğini belirtti.
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ise olası depremlere karşın alınan tedbirleri değerlendirerek, Edirne’nin sadece kendini korumakla yetinmeyip, aynı zamanda çevre bölgelere de destek olma zorunluluğunun altını çizdi. Gencan, Edirne’nin deprem dışında taşkın, sel, yangın gibi afetlere karşı da hazırlıklı olduğunu dile getirdi.
Kaynak: Euronews



