Zaman kısıtlamalı beslenme ya da bilinen adıyla aralıklı oruç, son yıllarda popülerliğini arttırsa da, bu yaklaşımın etkinliği üzerine yapılan yeni çalışmalar önemli bulguları ortaya koyuyor. BMJ Medicine dergisinde yayımlanan araştırma, yalnızca ne kadar süre aç kalındığının değil, aynı zamanda günün hangi saatinde yendiğinin de metabolik sağlık üzerinde büyük bir etkisi olduğunu gösteriyor.
Biyolojik Saatle Uyumlu Beslenme Önerisi
İnsan metabolizmasının biyolojik ritimleri izlediğini belirten araştırma, günün erken saatlerinde besinlerin daha iyi işlendiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, biyolojik saatle uyumlu beslenmenin zayıflamadan kalp sağlığına kadar pek çok açıdan faydalı olabileceğinin altını çiziyor. Bu nedenle, besin alımının bu ritimlere göre düzenlenmesi öneriliyor.
Erken Beslenme Avantajları
Gerçekleştirilen çalışma, öğünlerini günün ilk saatlerinde tüketen bireylerin, geç saatlerde tüketim yapanlara kıyasla daha iyi sonuçlar elde ettiğini ortaya koyuyor. Özellikle, son öğünün saat 17.00’den önce tüketildiği durumlarda; vücut kitle indeksinde ve yağ kütlesinde azalma, insülin düzeylerinde denge, kan basıncı ve kolesterol seviyelerinde iyileşme gibi olumlu değişimler gözlemleniyor. Araştırmacılara göre, son öğünü 17.00-19.00 arası yemekte dahi, geç saatlere sarkmaktan daha faydalı bir beslenme alışkanlığı olarak öne çıkıyor.
Zamanlamanın Önemi
Çalışmanın yazarlarından Ling-Wei Chen, aralıklı orucun erişilebilir bir yöntem olmasına rağmen, zamanlamanın göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek “Açlık süresine odaklanmak yerine, metabolik faydayı maksimize etmek için yemekleri günün erken saatlerine çekmek önemli” diyor. Bilim insanlarının görüşüne göre, geç saatlerde yemek yemek vücudun doğal onarım sürecini engelliyor ve glikoz yerine yağ yakma sürecini yavaşlatıyor. Bu sebeple aralıklı oruç uygulayan bireylerin beslenme pencerelerini sabah saatlerine kaydırmaları öneriliyor.
Kaynak: Independent Türkçe



