Yeni bir süper bilgisayar simülasyonu, Dünya ve Ay arasında farklı noktalara yerleştirilen bir milyon uydudan, yüzde 10’dan daha azının uzun süre kalıcı olabileceğini ve bu nedenle onları göndermenin zahmetine değeceğini öne sürüyor. Bu bulgu, insanlığın yörünge kapasitesini genişletmenin karşılaştığı karmaşık zorlukları vurgulasa da, ilk etapta kulağa geldiği kadar ürkütücü değil.
Son yıllarda, gezegenimiz etrafında dönen aktif uzay araçlarının sayısı, SpaceX’in Starlink ağı gibi özel uydu mega takımyıldızlarının ve Çin’in Thousand Sails projesinin yükselmesiyle hızla artış gösterdi. Ancak uzmanlar, düşük Dünya yörüngesinin (LEO), uzay araçlarının birbirine çarpmaya başlamadan önce güvenli bir şekilde 100.000 uyduya kadar destekleyebileceğini öngörüyor. Başka bir deyişle, bu durum “Kessler sendromu” olarak adlandırılan zincirleme bir felaket senaryosuna yol açabilir.
LEO tamamen dolduğunda, bir sonraki mantıklı adım, Dünya ve Ay arasındaki bölge olan sisilunar uzaya uydu yerleştirmek olacak. Bu durum, sadece gezegenimizin altyapısına fayda sağlamakla kalmaz, aynı zamanda gelecekte Ay’da kurulabilecek insan kolonilerine internet ve diğer hizmetleri de sunabilir.
Ancak, bu bölgedeki cisimlerin yörüngelerini tahmin etmek zordur çünkü bu bölgede yerçekimi açısından Dünya, Ay ve Güneş arasında bir çekişme yaşanır. Ayrıca, Dünya’nın koruma sağlayan manyetik kalkanı olmadığından, Güneş’ten gelen radyasyon bu bölgedeki yörünge yollarını istikrarsızlaştırabilir.
Bu problemi çözmek amacıyla, Kaliforniya’daki Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarı’ndaki araştırmacılar, yaklaşık bir milyon cislunar nesnenin yörünge yollarını simüle etmek için iki süper bilgisayar kullandılar. Sonuçlar, sadece yüzde 9,7’sinin altı yıl boyunca stabil kalabildiğini gösterdi. Araştırma, Geçici Çalışma Sunumu (AAS Research Notes) dergisinde ve arXiv ön baskı sunucusunda yayınlanmıştır.
Cislunar yörüngelerin belirsizlikleri, bu tür yörüngelerde hesaplamaların daha yoğun olmasını gerektiriyor. Araştırmacılar, hangi yörüngelerin daha başarılı olduğu kadar hangilerinin başarısız olduğunu öğrenmenin de değerli olduğunun altını çiziyor. Simüle edilen verilere herkesin erişebilmesi için açık kaynak platformda paylaşımı sağlanıyor.
Kaynak: Space.com



