Her yıl araştırmacılar, deniz seviyesinde yaşayanlara kıyasla yüksek rakımlarda yaşayan insanların diyabete daha az yakalandığını gözlemliyorlardı. Ancak bunun biyolojik nedeni tam olarak açıklanamamıştı. Gladstone Enstitüleri’nden bilim insanları, düşük oksijen seviyelerine maruz kalındığında, kırmızı kan hücrelerinin kandaki glikozu büyük miktarlarda emerek diyabet riskini azaltabileceğini keşfetti.
Cell Metabolism dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, kırmızı kan hücreleri düşük oksijen koşullarında metabolizmalarını değiştirerek hem oksijen taşıma kapasitesini artırıyor, hem de kanda dolaşan şeker seviyesini düşürüyor. Bu durum, yüksek rakımlarda görülen düşük diyabet riskine bir açıklama sunabilir. Araştırmanın lideri Dr. Isha Jain, bu keşfin kan şekerini kontrol etmenin yeni yollarını açabileceğini belirtiyor.
Jain’ın ekibi, hipoksi adı verilen düşük oksijen seviyelerine uzun süre maruz kalan farelerin kan şekeri seviyelerinde dikkat çekici düşüşler gözlemledi. Bu farelerde şeker, kan dolaşımından hızla temizleniyordu, ancak bu etkinin arkasında hangi organın olduğu başlangıçta belli değildi. Yeni bir görüntüleme yöntemiyle yapılan detaylı incelemelerde, kırmızı kan hücrelerinin glikozu emip kullandıkları keşfedildi. Bu durum, kan hücrelerinin sadece oksijen taşımaktan fazlasını yaptığı yeni bir rol kazandırıyor.
Çalışma grubu, düşük oksijen altında, kırmızı kan hücrelerinin glikozu kullanarak hemoglobin aracılığıyla oksijenin dokulara daha verimli iletimine katkı sağladığını buldu. Araştırmacılar ayrıca, HypoxyStat adını verdikleri ve düşük oksijen etkisini taklit eden ilaçlarının diyabet tedavisinde mevcut ilaçlardan daha etkili olabileceğini gösterdi. Bu bulgular, sadece diyabetin değil, aynı zamanda düşük oksijen seviyelerinin farklı sağlık koşullarındaki etkilerinin de değerlendirilmesi için yeni kapılar açıyor.
Araştırma, 19 Şubat 2026 tarihinde Cell Metabolism dergisinde “Red Blood Cells Serve as a Primary Glucose Sink to Improve Glucose Tolerance at Altitude” başlığıyla yayımlandı. Çalışma, Ulusal Sağlık Enstitüleri ve çeşitli vakıfların desteğiyle gerçekleştirildi.



