Geçtiğimiz yıl, astronomlar, güneş sistemimizden geçen ve çok uzaklardan geldiği düşünülen bir kuyruklu yıldız tarafından büyülendi. Yaklaşık 68 kilometre/saniye hızla hareket eden bu kuyruklu yıldız, Dünya’nın Güneş etrafındaki hızının iki katından fazlaydı. Ancak eğer bu objenin yerinde çok daha büyük ve hızlı bir kara delik olsaydı, varlığını ancak dış gezegenlerin yörüngelerini alt üst etmeye başladığında fark edebilirdik.
Son bir yıl içinde bir dizi kanıt, böyle bir ziyaretçinin imkansız olmadığını gösteriyor. Astronomlar, diğer galaksilerden geçmekte olan kaçak süper kütleli kara deliklerin işaretlerini gözlemledi. Ayrıca, varlıkları gözlenemeyen daha küçük kara deliklerin de bulunduğunu düşündüren kanıtlar ortaya çıkardı.
Kaçak kara deliklerle ilgili teoriler, 1960’larda Yeni Zelandalı matematikçi Roy Kerr’in dönen kara delikleri tanımlayan Einstein’in genel görelilik denklemleri için bir çözüm bulmasıyla başladı. Bu keşif, kara deliklerin sadece kütleleri, dönüş hızları ve elektriksel yükleri ile ayırt edilebileceğini gösteren “düz kafa teorisi” ve enerjinin kütleye sahip olduğunu belirten Einstein’in ünlü E=mc² formülü gibi iki önemli sonuca yol açtı.
Gerçek kara deliklerden elde edilen veriler, LIGO ve Virgo gravitasyonel dalga gözlemevlerinin, 2015 yılında çarpışan kara delik çiftlerinden yayılan gravitasyonel dalgaları tespit etmesiyle daha da önemli hale geldi. Bu gözlemler, bazı kara deliklerin rasgele yönelmiş dönüş eksenlerine sahip olduğunu ve çoğunun oldukça büyük dönüş enerjisine sahip olduğunu ortaya koydu. Bu da, kaçak kara deliklerin gerçekten var olabileceği anlamına geliyordu. Işık hızının %1’inde hareket eden bu kara delikler, galaksilerde yıldızların izlediği eğimli yörüngeler yerine neredeyse düz bir yol izleyebilir.
2025 yılında, birçok makale, galaksiler içinde beklenmedik şekilde düzgün yıldız izleri gösteren görüntüler yayımladı. Bu izler, kaçak kara delikler için ikna edici kanıtlar olarak değerlendiriliyor. Örneğin, Yale astronomu Pieter van Dokkum liderliğindeki bir çalışmada, James Webb teleskobu tarafından görüntülenen çok uzak bir galaksi, 200,000 ışık yılı uzunluğunda parlak bir iz gösterdi. Bu iz, kara delik geçerken gazın çekimsel sıkıştırılmasından kaynaklanan basınç etkilerini sergiledi ve Güneş’in 10 milyon katı kütleye sahip bir kara deliğin yaklaşık 1000 km/s hızla hareket ettiğini öne sürüyordu.
Bu devasa kaçak kara deliklerin varlığına ilişkin kanıtlar, evrenimizin ne denli karmaşık ve büyüleyici olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Bununla birlikte, bu tür bir kara deliğin güneş sistemimize uğraması oldukça düşük bir ihtimal olsa da, var olmaları evrenin hikayesini daha heyecan verici hale getiriyor.
Kaynak: The Conversation



