Yeni bir araştırma, “hippi” olarak anılan bonoboların “savaşçı” şempanzeler kadar saldırgan özellikler taşıdığını, ancak bu saldırganlığın cinsiyetler arasında farklılaştığını ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, bonobo dişileri erkek bonobolara daha sık saldırırken, erkek şempanzeler daha çok dişilere karşı saldırgan davranışlar sergiliyor. Avrupa’da esaret altındaki hayvanlar üzerinde yapılan bu çalışma, bonoboların daha önce düşünüldüğü kadar barışçıl olmayabileceğine dair artan kanıtlar arasında yer alıyor.
Araştırmada yer alan Belçika’daki Anvers Hayvanat Bahçesi’nden Nicky Staes, bonoboların barışçıl doğasının sanıldığı kadar güçlü olmayabileceğini belirtiyor. Bonobolar ve şempanzeler, yaklaşık 1,5 ila 2 milyon yıl önce ortak bir atadan ayrılan ve Afrika’daki Kongo Nehri ile coğrafi olarak birbirlerinden uzaklaşan en yakın akrabalarımız olarak biliniyor. Genellikle dişi koalisyonları tarafından yönetilen bonobolar, bu yapıları sayesinde daha iri olan erkekler üzerinde kontrol sağlıyor. Buna karşın şempanze topluluklarında erkekler en üst konumda bulunuyor.
Araştırmacılar, Avrupa’daki hayvanat bahçelerinde 22 şempanze ve bonobo grubunun saldırganlık davranışlarını inceleyerek saldırganlık düzeylerini değerlendirdi. Toplamda 3.243 saldırganlık vakası kaydedilen çalışmada, bonoboların 1.368 ve şempanzelerin ise 1.875 saldırganlık davranışı sergilediği belirlendi. Veriler, cinsiyet ve akrabalık gibi faktörler açısından değerlendirildiğinde, iki tür arasında saldırganlık düzeyinde belirgin bir fark olmadığını gösterdi. Bonobolar yönünden, erkeklerle dişiler arasındaki mücadele olasılığı eşitken, şempanzelerde çatışmalar genellikle erkeklerin inisiyatifiyle başlıyor. Ek olarak, bonobolar arasında dişilerin erkeklere karşı saldırgan olduğu gözlemlenirken, şempanzelerde erkeklerin hemcinslerine ve dişilere karşı şiddet uygulama olasılığı daha yüksek.
Bu araştırma, esaret altındaki koşullarda şempanze ve bonobo davranışları üzerine yeni bir perspektif sunuyor. Hayvanat bahçelerinde çevresel faktörlerin olmaması, iki tür arasındaki genetik farklılıkların daha net görünmesine olanak sağlıyor. Araştırmaya katkı sağlamayan Almanya’daki Max Planck Hayvan Davranışları Enstitüsü’nden Sonya Pashchevskaya, çalışmanın esaret altındaki ortamların bonoboların davranışları üzerindeki etkisini sorgulaması nedeniyle önemli olduğunu vurguluyor. Pashchevskaya, saldırganlığın yaşamın normal bir parçası olduğunu ve bonoboların gerçek şiddeti yalnızca ciddi tehlikeler karşısında kullandığını düşünebileceğimizi belirtiyor.
Bu çalışma, bonoboların ve şempanzelerin davranış dinamiklerini daha iyi anlamak için önemli ipuçları sunuyor ve her iki türde de çatışmanın ve saldırganlığın doğasında var olduğuna dikkat çekiyor.
Kaynak: Evrim Ağacı



