İngiltere’de sağlık uzmanları, zayıflama iğneleri ve safra kesesi ameliyatlarındaki artış arasında bir bağlantı olup olmadığı konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu bildiriyor. Ulusal Sağlık Hizmetleri (NHS) verilerine göre, 2024-2025 döneminde ülkede gerçekleştirilen safra kesesi ameliyatlarının sayısı, son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
İngiliz Obezite ve Metabolizma Uzmanlığı Derneği Başkanı Ahmed Ahmed, son dönemde daha fazla hastanın zayıflama iğnelerini kullandıklarını belirttiğini ifade ediyor. Özellikle çok hızlı kilo kaybı yaşayan hastalarda safra taşlarının oluşması yaygın bir yan etki olarak kaydediliyor. İngiltere’nin resmi tıbbi ruhsatlandırma kurumu da bu zayıflama iğnelerinin sürekli olarak incelendiğini açıklamış durumda.
Hastaların deneyimleri de konunun önemini gözler önüne seriyor. Beş çocuk annesi Sue Peacock, zayıflama iğnesi kullandıktan sonra ciddi sağlık sorunları yaşadığını, başlangıçta bu tedavi yöntemini harika bulmasına rağmen sonrasında safra kesesi taşları nedeniyle rahatsızlandığını dile getirdi. Sue Peacock’un bu deneyimi, safra kesesi ameliyatlarının bir riskini daha ortaya koymakla birlikte, kilo verme sürecinde daha dikkatli olmanın önemine işaret ediyor.
Öte yandan, zayıflama iğnelerinden olumlu sonuçlar alan birçok kişi de var. Bunlardan biri olan 67 yaşındaki Steve O’Farrell, zayıflama iğnelerinin uzun zamandır aradığı etkili kilo kaybını sağladığını ve kilo verdikten sonra daha enerjik hissettiğini bildiriyor. Yine de O’Farrell, bu tür tedavilerin risklerinin bulunduğunu kabul ediyor ve dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Sağlık yetkilileri, tüm bu bulgular ışığında, zayıflama iğnelerinin yaygınlaştırılmasının yanı sıra potansiyel yan etkilerin dikkatle izlenmesi gerektiğini belirtiyor. Bu süreçte daha fazla araştırma yapılması ve zayıflama ilaçlarının uzun vadeli etkileri üzerinde durulması gerektiği konusunda uzmanlar hemfikir. Hem zayıflama iğnelerinin hem de olası safra kesesi ameliyatlarının dikkatle değerlendirileceği geniş kapsamlı çalışmalarla klinik etkilerin daha net anlaşılması hedefleniyor.



