Bilim dünyası, NASA‘nın Kepler Uzay Teleskobu’nun sağladığı verilerin yeniden incelenmesi sonucu Dünya benzeri yeni bir gezegenin keşfiyle büyük bir heyecan yaşıyor. Uzmanlar, HD 137010 b adı verilen bu gezegenin, yaşam barındırma potansiyeline sahip olabileceğini ve bu nedenle dikkatle incelenmesi gerektiğini belirtiyor.
Avustralya, Birleşik Krallık, ABD ve Danimarka’dan bilim insanlarından oluşan bir ekip, 2017 yılında Kepler’in topladığı verileri analiz ederek, HD 137010 b’nin varlığını ortaya koydu. Gezegen, yaklaşık 146 ışık yılı uzaklıkta yer alıyor ve yörüngesinde bulunduğu yıldızın “yaşanabilir bölgesi”nde olma ihtimali yaklaşık yüzde 50 olarak değerlendiriliyor. Bu bölge, bir gezegenin yüzeyinde sıvı su bulunmasına elverişli sıcaklık aralığını ifade ediyor.
Sıvı su potansiyeli, bilim insanları için yaşamın varlığı açısından büyük önem taşıyor. HD 137010 b’nin yaşanabilir bölgeye olan yakınlığı, araştırmacılar için kritik bir nokta. Ancak, ilk değerlendirmeler, gezegenin Mars’a benzer koşullar sergilediğini gösteriyor.
University of Southern Queensland’den Dr. Chelsea Huang, HD 137010 b’nin Dünya’ya benzer yörünge süresine sahip olduğunu; yaklaşık 355 günde Güneş benzeri bir yıldız etrafında döndüğünü ve Dünya’ya göreceli olarak yakın bir mesafede yer aldığını belirtti. Bu durum, gezegenin keşif açısından önemini artırıyor.
Swinburne University’den astrofizikçi Dr. Sara Webb ise bulgunun heyecan verici olduğunu belirterek, gezegenin “süper kartopu” olarak adlandırılan, büyük ölçüde buzla kaplı bir dünya olabileceğine dikkat çekti. Bu tür gezegenlerde suyun çoğunlukla donmuş halde olduğu öne sürülüyor. Ancak gezegene ulaşmanın mevcut teknolojiyle on binlerce hatta yüz binlerce yıl sürebileceği ifade ediliyor.
Kaynak: NASA



